27 Mayıs 2020 Çarşamba

Günler gelir geçer ve antibiyotikler

Sevmek ne demek?
Oturduğun bir sahilin kıyısında her şey aslında olması gerektiği gibiyken, aklının bir yerlerinde yanlışın fısıldanması mıdır kulağına? Yıldızları izleyerek geceyi orada geçirebilecekken büyüyü bozup yatağına dönmek istemek mi? 
Neyin doğru neyin yanlış olduğuna hiçbir zaman karar veremedim. Aklımın ucusuna yerleşmiş o belirsizlik her zaman kalbimi tırtıklayıp, içimi karanlık bir şüpheye sürükleyerek beni rahatsız etmeyi bırakmadı hiç. Kendimi mutlu olduğuma hiç ikna edemedim. Nerde olursam olayım, bir şeylerin eksikliğini aramak gibi bir görev edinmiş gibiyim kendime. Ortamın neşesini bozup kalkıp kendi kabuğuma çekilmekte de üstüme yok. Her zaman kendi özgürlüğümü savunurken, aslında başına buyruk bir görüntü sunmaya çalışırken etrafımdakilere kabuğumun içinden eve dön diye fısıldamana izin verdim. Seni dinledim, eve döndüm. Vicdanım, vicdanım diye adlandırdığımı o çaresiz kalbime su serptim, yendim sandım kayboluş sızısını. Yenemedim sanırım. 
Herkese yalan söyledim, hayır kendim için dedim, yoruldum dedim. Kalbimi tırtıklayan her zaman senin sözlerindi. 
Sevmek bu muydu? Sevmek aslında yalnız birisi için sürekli bir şeylerini feda etmek, bir şeylerden vazgeçmek miydi? Sevmek sürekli kendini kısıtlayıp, yapmak istediklerini yarım yamalak ortada bırakıp gitmek mıydı? Bilmiyorum. Sevmek ne demek gerçekten bilmiyorum. Ama senin yüzün düşünce öyle aklıma, öylece donup kalıyorum. Sana kızıyorum, sana kendimi kanıtlamaya çalışıyorum. Ama ben aslında hiç senin sözünden çıkamıyorum.
Kendimi öylece bırakıyorum ellerine, güzel sözlerine, gözlerine.
Ben çok küçüğüm biliyorum, ama küçüğüm işte, biliyorsun.